Adli Tıp Kurumu’nun raporu, kazanın teknik arızadan değil, sürücünün açık dikkatsizlik ve özensizliğinden kaynaklandığını ortaya koydu.

Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nin dosyaya sunduğu 20 Ekim 2025 tarihli rapor, kazanın herhangi bir teknik arızadan değil, sürücü B.C.E.’nin açık dikkatsizlik ve özensizliğinden kaynaklandığını kesin olarak ortaya koydu.
Raporda, sanığın cep telefonu ile konuşarak aracı kontrolsüz biçimde hareket ettirdiği, fren yerine gaz pedalına basmış olabileceği ve bu nedenle aracın hızla yayaların üzerine savrulduğunun bilimsel verilerle tespit edildiği belirtildi.
Dolayısıyla kazanın “araç arızası” bahanesiyle açıklanamayacağı, tamamen sürücü kusuru sonucu meydana geldiği artık tartışmasız hale geldi.
“Tutuksuz yargılama kamu vicdanını yaralıyor”
Buna rağmen sanığın halen tutuksuz yargılanıyor olması, Yeliz Kader’in ailesi ve kamu vicdanı açısından derin bir yara olarak değerlendiriliyor.
Açıklamada,
“Bir annenin, iki küçük çocuğunu geride bırakarak hayatını kaybetmesine neden olan bu ağır ihmal karşısında adaletin gecikmesi, mağdur aile için ikinci bir yıkım yaratmaktadır.”
ifadelerine yer verildi.
“Bu dava bir vicdan sınavıdır”
Yeliz Kader’in annesi ve iki oğlu adına açıklama yapan Av. Müslüm Demirtekin, adaletin yerini bulması için mücadelelerini kararlılıkla sürdüreceklerini belirtti:
“Sanığın, bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan hakkaniyete uygun şekilde cezalandırılması, hem yitip giden bir annenin hatırası hem de benzer kazaların bir daha yaşanmaması için zorunludur.
Yeliz Kader’i geri getirmek mümkün değil; ancak adaletin yerini bulması, geride kalanların tesellisi ve toplumun güven duygusunun yeniden tesis edilmesi açısından bu dava bir vicdan sınavıdır.
Biz bu sınavda adaletin galip gelmesini istiyoruz.”
Kaynak: Av. Müslüm Demirtekin’in yazılı basın açıklaması.
#Av. Müslüm Demirtekin